Osmancık Kalesi (Kandiber Kalesi) « EVRİM GAZETESİ

SON DAKİKA

Eşinin mezarı başında ölü bulundu

ASAYİŞ, Genel, GÜNDEM, VEFAT EDENLER

Osmancık Kalesi (Kandiber Kalesi)

Gıyasettin Keyhüsrev III Veziri Sahip Fahreddin’in eski sultan İzzettin Keykavus’a yardım etti diye öldürmek istemiş ancak sonradan vazgeçerek Osmancık Kalesine hapsettirmiştir.

Bu haber 09 Mart 2022 - 23:09 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Osmancık Kalesi diğer adı ile Kandiber Kalesi İlçenin tam ortasında bulunmaktadır. Kandiber isimleri birçok eski eserlerde geçmektedir. Ancak, ismin nereden geldiği bilinememektedir. Kaleye çıkıp gezenlerde bilirler ki, Kale içinde oyulmuş taş odalar, kaya mezarları, kabartmalar bulunmaktadır, bunlardan da anlaşılıyor ki kalenin çok eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Kalede Hititlerin oturduğu, kabartmaların bunlar zamanında yapıldığı, daha sonra Pontus Krallığı döneminde kaleye surların yapılarak kale emin ve sağlam bir hale getirilmiştir. Pontus Kralı 5.Mithritates Amasya’da oturmakta idi. Amasya ve yöresini korumak gayesiyle AFLAN adındaki kumandanını Osmancık Kalesini yapmakla görevlendirir ve bu komutan tarafından surlarını yaptırmıştır. Bu nedenle kale Aflan Kalesi diye de adlandırılmaktadır. Kale Rumların eline geçtiğinde kalenin adının AFLANOS olarak geçtiğini görmekteyiz. Kale Osmanlılara geçtiğinde, Sultan Orhan Bey döneminde Kaleye atanan Sofu Osman adındaki kale muhafızı tarafından iyice onarıldığı ve kaleyi muhafazası sırasında burada şehit düştüğü ve kaleye gömüldüğü ve kale üzerinde bayrak direği yanında ki mezarında Osman Beye ait olduğu söylenmektedir. Kalenin etrafı surlarla çevriliymiş, ancak zamanla yıkılmıştır. Surların yüksekliği 20-25 mt.yi bulmaktadır  ve   kaleye kolayca girilmesi mümkün olan zayıf yerlere yapılmıştır. Surlar nedeniyle elde edilmesi çok zor bir kaledir.

Kalenin kapısı güney kısımda yani Koyun Baba Köprüsü’nün karşısında bulunmaktadır. Her iki yanındaki yuvarlak kule şeklindeki surlar gözlemci yerleridir. Daha yukarlarda kalenin iç kapısına rastlamaktayız. Üstü kemerli olup, taştan yapılmıştır. Bu kapının da iki tarafında gözlemci yeri bulunmaktadır.

Kalenin iç çevresinin 800 adım olduğu hususunu Evliya Çelebi’den öğrenmekteyiz. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “ Osmancık Kalesi Kızılırmak kenarında ve kuzeydoğusunda olup ırmağa yakın yalçın bir kaya üzerinde sağlam bir kaledir. Çevresi 800 adımdır. Kare şeklinde olan kalenin bir demir kapısı vardır. Çok yüksek olduğu için içine giremedik “ diye kaleyi anlatmaktadır.

Kalenin dış çevresi 2500 metredir. Yüksekliği ise 275 metredir. Kale yalçın ve saptır. Kale 19. Yüzyılın sonlarına doğru kale hem savunma yeri ve hem de yerleşme yeri olarak kullanılmıştır. Selçuklular zamanında kale sürgün yeri olarak kullanılmış. Gıyasettin Keyhüsrev III Veziri Sahip Fahreddin’in eski sultan İzzettin Keykavus’a yardım etti diye öldürmek istemiş ancak sonradan vazgeçerek Osmancık Kalesine hapsettirmiştir.

Kalenin içinde halk tarafından hamam denilen mağaralar ve taş odalar vardır, buradan Koyun Baba Köprüsüne inen tüneller bulunmaktaymış ve kalede oturan halk su ihtiyaçlarını bu tünellerden geçerek Kızılırmak’tan karşılıyorlarmış. Bugün bu tüneller kapanmıştır. Ancak, bu tünellerin varlığını şehrimizde yapılan kanalizasyon kazı çalışmaları sırasında meydana çıktığında görmüş olduk.

Kale deki düz kısımlara belediye tarafından çam fidanları dikildi, çok güzel gelişip büyümektedirler. Kale Osmancık Belediyesi tarafından restore edildi. Kaleye çıkış yolları yapıldı. Teraslar yapıldı. Çay ocağı ve restoran vardır. Kaleden şehrin görünümü çok güzeldir. Kaleye çıkıp, etrafı birde kaleden seyretmenizi tavsiye ederim.

Abdullah Keskinabdullahkeskin57@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.